Eğitim Ar-Ge'si uzmanı, İtalya Eğitim Bakanlığı'nda da bir süre görev alan Damien Lanfrey, toplumun çevre krizlerine karşı daha hızlı ve sağlıklı bilinçlenmesi için eğitim sistemlerinin bu konuyu merkezine alarak değiştirilmesi gerektiğini savunuyor.

Karşıyaka'da En Güzel Balkon ve Bahçeler Yarışıyor Karşıyaka'da En Güzel Balkon ve Bahçeler Yarışıyor

'Bolton Hope Foundation' ile birlikte 'Sürdürülebilirlik Okulu'nu kuran 'Future Education Modena'nın kurucu ortağı Damien Lanfrey, projenin merkezinde 'bölgelerin dönüşümünün gerçek dişlileri' olarak sözünü ettiği öğrencilerin yer aldığını ifade ediyor. 

Ülkemizde müfredat tartışmalarının yaşandığı bu dönemde, Damien Lanfrey'in Corriere della Sera'da yayımlanan konuşması evrensel boyutta eğitim sistemlerinin iklim krizi odaklı olarak nasıl değişmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

İklim ve çevre krizi küresel ekonomiyi zorluyor ve süregelen iklim krizinin artan hızına yanıt vermek için zorlu değişiklikleri dayatıyor. Daha az belirgin olan, ancak aynı derecede acil görünen şey ise çevre eğitimine yönelik geleneksel yaklaşımın da değiştirilmesi ihtiyacı. Sadece 'daha fazla eğitmek' artık yeterli değil; öğretim yöntemini kökten değiştirmemiz gerekiyor. IPCC'nin (Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli) bize hatırlattığı gibi, değişimi hafifletmek artık yeterli değil ne yazık ki. Çevre krizleri, meydana gelen değişimi yönetmek için uyum sağlayarak yönetilmesi gereken bir gerçeklikten ibaret.

Bu dönüşümün arkasında sadece maddi bir aciliyet yok: psikoloji alanındaki bilimsel araştırmalar, en çok gençlerde 'eko-kaygı' olarak adlandırılan, yani doğal çevrenin bozulmasına ilişkin kaygının ortaya çıkışını tanımlamaya başlıyor. Geleneksel çevre eğitimi, doğal olayların çözümlerine değinmeksizin sadece sorunlardan bahsederek hayal kırıklığını körükleme riski taşıyor. Enerji tasarrufu veya sürdürülebilir hareketlilik gibi kişisel boyutla ilgili iyi uygulamalar konusunda eğitim vermek, ekolojik geçişin karmaşıklığı benimsetilemediği takdirde boşa gitme riski taşır.

Disiplinler arası yaklaşımın önemi

Öncelikle, radikal bir şekilde disiplinler arası bir öğretim yaklaşımına ihtiyaç var. 'Forbes' dergisinde kısa süre önce yayınlanan bir makaleye göre, araştırma ve geliştirmede disiplinlerarasılık, büyük çevre sorunlarına bulunacak çözümlerin merkezinde yer almakta. Ve bu çözümler de tam olarak çeşitli disiplinlerin kesişim noktalarından gelecek. Matematik, doğa bilimleri, bilgisayar bilimleri veya 'veri bilimi'nden gelen dikey bilgiyi eğitimde beşeri bilimlerin sosyo-kültürel çerçevesiyle nasıl entegre edeceğimizi ne kadar etkili bir şekilde bilirsek, o kadar fazla etkiye sahip oluruz. Bu, sürdürülebilirlik eğitimini sadece vatandaşlık eğitiminin bir parçası olarak değil, müfredat faaliyetlerine entegre etmiş olan bazı Avrupa ülkeleri tarafından halihazırda izlenen çizgidir. İkinci olarak bu, teknoloji çevre sorunlarının çözümünde merkezi bir rol oynayacaktır. Modern bir çevresel sürdürülebilirlik eğitimi, dijital araçların zengin ve bilinçli kullanımıyla başlamalıdır.

Harekete geçme kapasitesi

Bir şehir meydanını yeşil mimariyle yeniden tasarlayarak şehir merkezlerindeki 'ısı adalarını' çözmenin zorluğunu düşünün. Meydan okumaya dayalı öğrenme gibi öğretim yaklaşımlarının uygulanması, öğrencilerin yaşamlarında somut etkiler yaratabilir, motivasyonu güçlendirebilir ve eko-endişenin psikolojik köklerine karşı koyabilir. Bu durum, 2030 Öğrenme Pusulası'nda refah ve ruh sağlığını eğitim sistemleri için iki temel hedef olarak belirleyen ve harekete geçme kapasitesini 21. yüzyılın temel yeterliliklerinden biri olarak tanımlayan OECD tarafından da teyit edilmektedir.

Cevap öğrencilerde

Kentsel alan nasıl yeniden tasarlanır ve şehirlerimiz nasıl daha yaşanabilir ve iklim değişikliğinin sonuçlarıyla başa çıkabilir hale getirilir? Bir bölgenin hava kalitesine etki etmek için en etkili çözümler nelerdir? Kentsel yeşillik şehirleri nasıl değiştirebilir? Bu zorlukların cevabı sadece kamu ve özel sektör karar vericilerinin elinde değildir. İhtiyacımız olan değişimi sağlayacak bilişsel, sosyal ve duygusal çarkları döndürebilecek olanlar öğrencilerdir.

Damien Lanfrey

Damien Lanfrey Kimdir?

Damien Lanfrey, İtalya'da eğitim ve inovasyon alanlarının kesişiminde faaliyet gösteren yenilikçi bir start-up olan Wonderful Education'ı 2018 yılında kurdu. Aynı zamanda İtalya'nın ilk EdTech merkezi olan Future Education Modena'nın (Gelecek Eğitim Modena) 2019 yılında tasarlanmasına ve başlatılmasına katkıda bulundu ve şu anda bu merkezin Yardımcı Direktörü olarak görev yapıyor. Wonderful Education, eğitimin toplumda potansiyelini artırmayı amaçlayarak eğitim deneyimlerinin kalitesini ve etkisini 21. yüzyıl ihtiyaçlarına uygun hale getiriyor.

Çeviri: Efe Yelbuğa / 35 Punto