İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından tahliyesi istenen Meslek Fabrikası binası önünde bir açıklama yaparak "Bizim derdimiz nettir, duruşumuz açıktır. Bu konuda haklıyız ve bu haklılığımızı defalarca kamuoyuyla paylaştık. Ben burada olmak zorundayım. Bu mesele çözülene kadar da buradan ayrılmak istemiyorum. Çünkü bu yalnızca bir bina meselesi değil; bu, hukukun, kamu hakkının ve İzmir’in iradesinin korunması meselesidir” dedi.

25-2

Meslek Fabrikası’nın hizmet verdiği binanın da aralarında olduğu bazı tesislerin Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne devredilmesine tepkiler sürüyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay sabah erken saatlerde Halkapınar’daki Meslek Fabrikası binasına giderek burada bir açıklama yaptı.

5-443

“Mesele çözülene kadar buradayım”

Anlamsız bir kavga ya da değersiz bir sürtüşmenin tarafı olmadıklarını ifade eden Başkan Tugay, “Bizim derdimiz nettir, duruşumuz açıktır. Bu konuda haklıyız ve bu haklılığımızı defalarca kamuoyuyla paylaştık. Ben burada olmak zorundayım. Bu mesele çözülene kadar da buradan ayrılmak istemiyorum. Çünkü bu yalnızca bir bina meselesi değil; bu, hukukun, kamu hakkının ve İzmir’in iradesinin korunması meselesidir” dedi.

2-548

“Sonuna kadar mücadele”

Destek veren, iyi niyetle yanında olan olan herkese teşekkür ettiğini belirten Tugay, “Ancak şunu da açıkça ifade etmek isterim ki; iyi niyetli insanların olduğu bir yerde bu şekilde bir uygulama kabul edilemez. Bu durumu büyük bir üzüntüyle karşılıyorum. Elimden gelen her şeyi yapacağım. Bu yanlış, bu hukuksuz ve bu kötü uygulamayı durdurmak için sonuna kadar mücadele edeceğim. Kendisine ‘İzmir milletvekiliyim’ deyip İzmir’in malını Vakıflara devretmeye çalışanların da bir an önce kendilerine gelmesini temenni ediyorum. Herkes kendi görevini yeniden sorgulamalıdır. Bizim görevimiz, bu kentin hakkını savunmaktır. Biz İzmirliyiz. Bu şehirde büyüdük, hayatımız burada geçti. İzmir’in değerlerini, insanların hassasiyetlerini çok iyi biliyoruz. Ve açıkça söylüyorum: İzmir’e bu yapılmaz” diye konuştu.

6-381

“Binanın Vakıflarla bir bağı yok”

Binanın tarihçesinden de bahseden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay şunları söyledi: “Söz konusu yapı, 1908 yılında özel kişiler tarafından un fabrikası olarak inşa edilmiştir. Vakıflar tarafından yapılmış bir eser değildir ve vakıflarla herhangi bir bağı bulunmamaktadır. 1926 yılında ise dönemin Bakanlar Kurulu kararı ve Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzasıyla bu yapı kamulaştırılmış, yani bedeli ödenerek kamu mülkiyetine geçirilmiştir. 1940 yılından itibaren de tapuda İzmir Büyükşehir Belediyesi adına tescil edilmiş ve o tarihten bu yana kesintisiz şekilde belediyenin mülkü olarak kalmıştır. 2007 yılında Vakıflar tarafından tapuya bir şerh konulmuş, ancak bu süreçte yaklaşık 1 milyon 300 bin lira ödeme yapılarak söz konusu şerh kaldırılmıştır. Yani bugün itibarıyla tapuda Vakıflara ait herhangi bir hak ya da şerh bulunmamaktadır. Daha sonra yapı restore edilmiş ve restorasyonun ardından bugüne kadar “Meslek Fabrikası” olarak hizmet vermeye devam etmiştir. Özetle; ortada hukuki dayanağı olmayan, kamu vicdanını yaralayan bir müdahale söz konusudur. Biz buna karşı durmaya, İzmir’in hakkını savunmaya devam edeceğiz.”

8-257

“Bin türlü yolla sürekli ayağımıza çelme takılıyor”

Konuşmasında İzmirlilere de seslenen Başkan Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü: “İzmir halkı bunu anlamalı; bu hukuksuzluklar bizi bitiriyor. Biz hizmet etmeye çalışıyoruz. İzmir’in dört bir köşesinde iyi şeyler yapalım, insanların yardımına koşalım, sorunlarını çözelim diye uğraşıyoruz. Göreve başladığımızdan beri adeta burnumuzdan getirmek için her şeyi yaptılar. ‘Belediye para kazanmasın, belediyenin imkanlarını kısıtlayalım, engel olabildiğimiz kadar engel olalım.’ Bin türlü yolla sürekli ayağımıza çelme takılıyor, sürekli engelleniyoruz. Ancak hiçbir şekilde vicdanım kabul etmiyor; eğer ‘buraya çökün, burayı alın’ dersem görevimi yapmamış olurum. O yüzden bireysel kararımdır. Gelen herkese çok teşekkür ediyorum. Kimseyi özel olarak çağırmadım. Herkes kendi duyarlılığı ile burada ama ben bu binayı başkalarının zorla almaması için elimden geleni yapacağım. İnsanlara söylüyoruz; ülkenize sahip çıkın. Eğer bunları yapmazsanız bunların arkası gelecek. Bu binanın hakkını savunmak, belediyenin hakkını savunmak benim görevim. Herkes bir daha kendi görevleri neler diye düşünsün.”

12-100

“Elimden geleni yapacağım”

İzmirlilerin duyarlı olduğunu dile getiren Başkan Tugay, “Biz İzmirliyiz. İzmir’de insanların duyarlılıklarını hepimiz biliyoruz ve İzmir’e bu yapılmaz. Memleketimizin hiçbir köşesinde hiçbir haksızlık yapılmamalı. İzmir gibi vatanına ve milletine bağlı insanların olduğu bir şehre, iyi yürekli insanların olduğu bir şehre bu yapılmaz. Bunu büyük üzüntüyle karşılıyorum. Bu yanlış, hukuksuz, kötü işi durdurmak için elimden geleni yapacağım. İnşallah ‘ben İzmir milletvekiliyim’ deyip de İzmir’in malını Vakıflara vermeye çalışanlar da biraz akıllarını başlarına toplar ve İzmir’in hakkına hukukuna sahip çıkmayı akıl ederler. Halkımızın anlayışına ihtiyacımız var. Halkımızın bizi doğru anlamasına ihtiyacımız var. Burada anlamsız bir kavga, gereksiz bir sürtüşme içinde değiliz. Çok haklı olduğumuz, haklılığımızı defalarca açıkladığım bir konuda burada olmak zorunda olduğumuzu söylüyorum. Ben burada olmak zorundayım ve bu konu çözülene kadar buradan gitmek istemiyorum” diyerek sözlerini sonlandırdı.