21'inci Karşıyaka Çiçek Festivali Kapılarını Açıyor 21'inci Karşıyaka Çiçek Festivali Kapılarını Açıyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle başlayan İzmir Mahalle Tiyatroları Projesi, kentin birçok noktasında halka tiyatro götürüyor, halkın tiyatro yapmasını sağlıyor. İzmir'in mahalle tiyatroları Avrupa Birliği CultureCIVIC Kültür Sanat Destek Programı'nın desteğiyle hazırlanan Kamusal Tiyatro Projesi'ne konuk oldu. Hazırlanan programa konuşan Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Semih Çelenk, bir kentin, çeperiyle ortak biçimde yaratılacağını vurgulayarak Mahalle Tiyatroları Projesi’nin bu yaklaşımla başladığını anlatıyor. 2018’de Mahalle Tiyatroları Projesi’ne başlarken temel amaçlarının mahallelerde kültür sanat odakları yaratmak olduğunu vurgulayan Çelenk, hedeflerini şöyle özetliyor: “Hocalar gitsin; ev hanımları, emekliler, öğrenciler oralarda toplaşsınlar. Belirli bir süre sonra biz çekilelim, oranın öncüleri oluşsun. O öncüler kültür sanat odağını yaşatsınlar. İlanihaye dışarıdan destekle yürümez bu tür şeyler. Eğer oranın bir dinamiği varsa öyle yürüyebilir, diye düşündük.”

Bornova Mahalle Tiyatrosu 1

HİÇ TİYATRO BİLENLE, BİLMEYEN BİR OLUR MU?

Çelenk, herkesin sanatçı olması gibi bir yaklaşımlarının olmadığını ama tiyatroyla tanıştığında kendini ifade edebilecek çocukları, gençleri kaçırmamış olduklarını vurguluyor. 15 yaşında mahalle tiyatrosu ile tanışan ve şimdi üniversite sınavına girmeye hazırlanan İrem Küçük, Prof. Dr. Semih Çelenk’i doğruluyor. İlk günler tiyatroya çok önyargılı olduğunu, ikinci gün bırakmayı düşündüğünü anlatan İrem Küçük, şimdi konservatuvara girmek için çalışıyor.

Şehir Plancısı Burakhan Yazıcı da “tiyatro bilen ve tiyatro bilmeyen” arasındaki farka dikkat çekerek, “Tiyatro bilen bir mühendis ile bilmeyen bir mühendis aynı olmaz” diyor.

Tiyatro Eğitmeni, Yönetmen Kenan Özsever, hem akademik olarak hem de amatör tiyatroyla ilgilenen bir isim. “Asıl tiyatro bu” diye giriyor söze ve ekliyor: “Tiyatroyu toplumdan bağımsız düşünemeyiz. Mahalle tiyatroları fikri bence çok özel bir fikir. Kültürel ilişkilerin yürüdüğü alanlar mahallelerde. Bu projeyle mahallelileri hem yetiştirip, belirli bir eğitimden geçirip sahneye çıkartıyoruz, hem de aynı mahallenin alımlayıcı olarak seyirci haline gelmesini sağlıyoruz. Yani kahvede birlikte oturduğu Mehmet'in oradaki sunusunu izlemesini sağlıyoruz.”

Bornova Mahalle Tiyatrosu 2

“ÇOK GÜZEL BİR DEĞİŞİM, DÖNÜŞÜM OLDU”

Tiyatro Eğitmeni Kenan Özsever, tiyatroya gelirken özgüvensiz, kendini ifade edemeyecek durumda olan katılımcıların bir iki yıl içinde bambaşka bir düzeye geldiklerini vurguluyor: “Tiyatro total bir sanat olduğu için kişinin önce kendi farkındalığını kazanması, kendini doğru ifade edebilmesinin kapısını açıyor. Ses ve konuşma eğitimleri, yürüme ve duruş eğitimleri de var. Tüm bu eğitimlerden geçip, bir de insanların karşısında performans sergileyebilmek katılımcıları bambaşka bir yere taşıdı. Çok güzel bir değişim dönüşüm oldu.”

Cemre Sakarya, “sahne tozu yutmak” deyimine gönderme yaparak, artık içinden başka bir iş yapmak gelmediğini söylüyor. Üniversite sınavına hazırlanan İrem Küçük, tiyatro kursunda dansa yeteneği olduğunu öğrendiğini belirterek, “Ben küçükken başladım, şimdi 18 yaşına gireceğim. Hayata bakış açım, insanlarla olan iletişimim ve özgüvenim çok etkilendi” diye konuşuyor. Lise son sınıf öğrencisi Uygar Pehlivan da çekinik, içe kapanık bir yapısı olduğunu, tiyatronun burada kendisine çok yardımcı olduğunu ifade ediyor.

Kızıyla birlikte kursa gelen Süleyman Sayan’daki değişimi ise ailesi söylüyormuş: “Eskiden oldukça agresif hareketler sergileyen bir insandım. Tiyatro başladıktan sonra pamuk gibi adam oldun, diyorlar. Çok da güzel oldu.” Mümtaz Akdoğan da tiyatroya gelmeye başladıktan sonra ailece çok kenetlendiklerini vurguluyor.

“KAPANMASINI DEĞİL, YAYILMASINI İSTİYORUZ”

Tiyatro Eğitmeni, Yönetmen Kenan Özsever, önce Aziz Kocaoğlu, ardından Tunç Soyer’in projeyi sahiplendiğini ve devam ettiklerini belirterek, “Çok güzel, güzide bir proje. Umarım hep böyle devam eder” diyor.

Muhasebecide çalışan Gülsüm Ezin, günde 12 saat çalıştığı yoğun iş temposuna karşın tiyatrodan asla vazgeçmeyenlerden. Hafta sonunu iple çektiğini anlatıyor: “Küçük de olsa oyunlarda rol alıyorum, reji asistanlığı yapıyorum. Herkes bana ‘ne gerek var, ne işine yarıyor’ diyor. Hatta ‘mahalle baskısına karşı, mahalle tiyatrosu’ diyerek devam ediyorum.”Bornova Mahalle Tiyatrosu’ndan Süleyman Sayan, tiyatroya kızıyla birlikte başlamış. Irmak Sayan da baba-kız tiyatro aşığı olduklarını anlatıyor. İlk anda üniversite hocalarının ders verdiğini öğrenince çok şaşırdıklarını anlatan Irmak Sayan, “Bu şansı başka nerede bulabilirim?” diye soruyor ve ekliyor: “Çok iyi bir proje, böyle bir proje biterse ben gerçekten çok üzülürüm.”

Tiyatro katılımcısı Mümtaz Akdoğan, ekipteki kaygıyı dile getiriyor, bazen kapanacak diye korktuklarını söylüyor: “Acaba son verilecek mi? Bizimki de kapanacak mı? Kapanırsa ne yapacağız?”

Cemre Sakarya da ekip adına son noktayı koyuyor ve Mahalle Tiyatroları Projesi’nin temel özelliğinin altını çiziyor: “Bu projeye katılan hiç kimse benim hayatım değişmedi diyemez.”